Daha İlk Maddesinde Koşa Koşa Antrenmana Gitmenizi Sağlayacak 4 Bilimsel Bilgi

Antrenmana başlamanız için motivasyon kazanmak sizde güç bir hale geldiyse ve neredeyse her Pazartesi “bu hafta spora başlıyorum” diyorsanız aşağıdaki bilimsel önerileri hemen uygulamaya başlamalısınız.

1. Kendinize gerçek bir ödül verin.

Bazı kişilerin “kilo vermek”, “daha sağlıklı bir vücut” gibi rakamlara dayalı somut motivasyonları olabildiği bir gerçek. Ancak çoğu kişi bu gibi zaman alacak ölçümleri bekleyecek sabıra sahip değil ne yazık ki. Bu gibi bir durumda sizin kendiniz için belirleyebileceğiniz hedefin somut olması gerekir. Gazeteci Charles Duhigg davranışlarımızın daha verimli gerçekleşebilmesi için somut hedefler üzerine kurulabilmesini öneriyor.

Antrenman sonrası içeceğiniz protein deposu ve lezzetli mi lezzetli bir smoothie bunun için iyi bir örnek olabilir. Ya da izlemekten hoşlandığınız bir diziyi (biz Game of Thrones diyelim) antrenman sonrası izlemeyi kendinize bir ödül olarak verebilirsiniz.

“Dışarıdan gelen somut bir ödül çok faydalıdır çünkü beyin bu ödül ile davranış arasında sıkı bir bağ kurar ve davranışı gerçekleştirmeye değer kılar.” Diyor Duhigg.

Nörolojik bir döngü yaratmanın davranışı rutinleştirdiği ve rutinleşen davranış sonucu oluşan endorfinin ödülden ziyade beyin tarafından davranışla bağdaştırıldığı görülmüş. Bundan dolayı antrenman öncesi motivasyon kazanmak için başlarda kendinizi zorlayarak yapacağınız bu ödül sistemi, bir süre sonra yerini antrenmandan alınacak mutluluğa bırakıyor. Yani artık sizi smoothie değil antrenman mutlu hissettiriyor olacak.

2. Arkadaşlarınızla bir anlaşma yapın.

Her gün kendimize birçok şey için söz veriyorken bunlardan yalnızca arkadaşlarımızın önünde söz verdiklerimizi yerine getirmekte iyi olduğumuzu araştırmalar gösteriyor.

Sizi gerçekten antrenman yapmaya zorlayacak bir sebep yaratabilirsiniz. Biraz acımasız olacak ama bu bilimsel bir öneri: yapmayacağınız her antrenman için arkadaşlarınıza 20 lira vereceğinize dair bir anlaşma yapın. Stanford Üniversitesi Asistan Profesörü Jeremy Goldhaber-Fiebert önerisine bir örnek de ekliyor: “diyelim ki haftada 3 saat pilates dersiniz var, bu dersi arkadaşlarınızla paylaşın ve gitmediğiniz her ders için onlara anlaştığınız bir miktar ödeyin, bu sizi antrenmana gitmeye yönlendirecek güçlü bir hareket olacaktır. Aksi halde kendine verdiği sözü tutmamış bir konumuna düşeceksiniz.”

3. Pozitif düşünün ve hayal edin.

Pozitif düşünce ile hayal kurmak davranışlarınızı yönetmenize yardımcı olabilir. Demek istediğimizi örnekleyelim: sabah erken kalkıp koşuya çıkmak istiyorsunuz ama bir türlü başaramıyorsunuz. Sabah erken kalkmanın sizde yaratacağı olumlu hisleri düşünün. Bu sessiz ve boş bir caddede keyifle koşmak olabilir. Yüzünüzde güneşi ve aynı anda sabah serinliğini hissetmek ve zindelik olabilir. Ya da birkaç hafta antrenman programınıza sadık kalınca aynada göreceğiniz kendi yeni görünümünüzü hayal edin!

“Sizin takılmanıza ve motivasyonunuzu kaybetmenize sebep olan şeyi bulduktan sonra üstesinden nasıl gelebileceğinizin yolunu da bulacaksınız.” Diyor New York Üniversitesi psikoloji doktoru Gabriele Oettingen.

Aşkam antrenmana gitmeye zorlanıyor musunuz? Zorlanma sebebinizi bulduktan sonra sizi engelleyen durumu ortadan kaldırmanız kolaylaşıyor. Akşam antrenmanı yerine sabah antrenmanı yapabilirsiniz. Ya da iş çıkışı eve uğramadan direkt olarak salona gidebilirsiniz.

4. Spor arkadaşları edinin.

Bir araştırmada spora yeni başlamış salon üyelerine 30 ile 60 dolarlık hediye kartları verilmiş. Motivasyonlarını ölçmek için yapılan bu deneyde hediye çeklerinin kişilerde hiçbir motive edici yanının olmadığı görülmüş. Gerçekten sıfır değişim…

Spor yapmanız karşılığında size hediye çeki verilecek olması çok tatlı bir fikirken bunu kimsenin yapmayacağını ne yazık ki biliyorsunuz. Bu yüzden sizin salonda ihtiyaç duyduğunuz şey aslında somut bir samimiyet. Ne mi diyoruz? Destekleyici ve sizinle aynı amaçlara sahip bir spor grubu!

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*