UFC Yıldızı Anthony Pettis’in Hikayesi ve Yüksek Yoğunluklu Antrenman Modeli

UFC yıldızı Anthony Pettis, hem ring içindeki hem de ring dışındaki hayranlarına ilham kaynağı oluyor.

Yazan: Jim Schmaltz

Pettis’in İnanılmaz Hikayesi

Octagon ringinde dövüşen tüm sporcular için UFC zorlayıcıdır ancak eski UFC hafif sıklet şampiyonu Anthony Pettis, baş koyduğu yolda karşısına çıkabilecek engellerle çok erken yaşta tanıştı. 2003 yılında Pettis 15 yaşındayken, babası evlerine sadece bir sokak uzakta öldürüldü. Öfke ve üzüntüyü aynı anda yaşayan Pettis kolayca yanlış tercihler yapabilecekken, bu trajedinin kendisi ve ailesini daha da kötüye sürüklemesine izin vermedi. Şimdi bile, bu talihsiz olayın üzerinden on yıldan fazla vakit geçmiş olmasına rağmen babasının hatıraları, en iyi dövüşçü olma kararlılığını beslemeye devam ediyor.

Porto Riko ve Meksika kökenlerine sahip Pettis, ailesindeki ilk sporcu ve doğduğu şehir Milwaukee’de gücünün temellerini attıktan sonra eyalet çapında, üst düzey yöneticilere dahi uzanan hayranlar kazandı. Benson Henderson’ı yenerek UFC hafif sıklet şampiyonu olduğu 2013 yılında Pettis’e, Wisconsin Valisi Scott Walker tarafından başarı sertifikası verildi. “O ofiste bulunup itibar kazanmış olmak inanılmazdı. Hobi olarak antrenman ve dövüşe başladığınız uğraşın, başkalarına ilham veren bir boyuta ulaşıp size böyle anlar yaşatmasını beklemezsiniz.”

Zorlukların üstesinden gelip toplumunuza katkıda bulunmak; bunun verdiği his, futbol izlemeyi tek spor olarak görüp UFC gibi gelişmelerle hiç ilgilenmeyenlerin bile anlayacağı türden. Pettis, yerel bir ikon haline geldiği pozisyonunu çok ciddiye alıyor. “Gittiğim yerlerde tanınıyorum ve insanlar geçmişimden ilham alıyor” diyor Pettis. “Beni bir umut ışığı olarak görüyorlar.”

Pettis hayranlarına örnek olmayı sürdürüyor: 2015 yılında, Wheatles adlı markanın mısır gevreği kutusu üzerine fotoğrafı basılmış ilk MMA atleti oldu ve bu başarısı 28 yaşındaki biri için de, alanının bir numarası olan bir dövüşçü için de mesleğini yeni çıtalara yükselttiğinin göstergesi.

“Geçtiğimiz günlerde kızımla market alışverişindeydik. Mısır gevreklerinin olduğu reyona geldiğimizde kızım kutuları göstererek “Baba, bu sensin!” dedi. Sonra bana kutunun üzerinde yazan markanın ne olduğunu sordu. Mısır gevreği kutusunda fotoğrafının olması, geçmiş yıllardaki gibi büyük bir olay değil artık, bunu biliyorum ama yine de müthiş bir duygu. Michael Jordan, Muhammed Ali ve diğer pek çok ünlü atletlerin fotoğrafları da bu kutularda bir zamanlar yer almıştı. Benim için yıllar sonra kariyerimi bitirdiğim zaman, geriye dönüp baktığımda “Evet bunu ben başardım” diyebileceğim bir detay bu.

Tekvando da üçüncü seviye siyah kuşak sahibi Pettis, pozisyonunu iyi koruyan ve rakibine iyi karşı koyabilen çeşitliliğe sahip bir dövüşçü. 177cm boyunda ve 70 kilo olan Pettis’in çoğunlukla öngörülemeyen dövüş teknikleri, ona küresel bir hayran kitlesi ve “Showtime” lakabını kazandırdı. Çoğu dövüşçü, eğlendirici boyutlar katarak kazanılması gereken böyle bir sporda, eklediği ekstra baskı ve sorumluluk sebebiyle Pettis’inki gibi bir lakaba sahip olmaktan çekinebilirdi. Ama Pettis bu meydan okumaya kollarını açarak “Lakabımı çok seviyorum” diyor. Bence verdikleri bu lakap bana ve dövüş tarzıma uyuyor.”

Bu lakabı, kariyerinin başında omuz ve diğer türlü sakatlıklarla mücadelesine tanıklık etmiş Pettis’in koçu Duke Roufus yarattı. “Önce herşey koca bir saçmalık gibiydi, sonra taşlar yerine oturmaya başladı ve artık hayatımın bir parçası haline geldi,” diyor Roufus.

Pettis, sıradaki dövüşünde Eddie Alvarez ile karşı karşıya gelecek. Hedefi, geçtiğimiz Mart ayında Rafael dos Anjos’a kaptırdığı ünvanını geri kazanmaya bir adım daha yaklaşmak. Esas hedefinin ne olduğu çok belli değil mi? “Showtime” gerçekten o kemeri geri istiyor.

Pettis’in Yüksek Yoğunluklu Antrenmanı

Kasırga

Kasırga, vücut ağırlığı ile antrenman yapmaya geçmeden önce kalp atışınızı maksimum kapasiteye çıkaran sprint antrenmanıdır. Önce sprint ile başlarsınız, ardından kalp atışınız yükselince zorlayıcı vücut egzersizlerine geçersiniz. Bu antrenmanda önce dayanıklılığın, ardından direncin ihtiyaç duyulduğu dövüşler bir bakıma taklit ediliyor. Karşı koyduğunuz saldırılardan sonra bile hala yakın temas dövüşe vücudunuzun hazır olması gerekiyor. Gördüğünüz gibi Kasırga antrenmanı, ne kadar direnç geliştirmeniz ya da ne tarz bir dövüş beklediğinize göre şekillendirilip değiştirilebilir.

Nasıl Yapılıyor

  1. Bir dakika koşu bandı (eğim yok, orta hızda)
  2. Dokuz dakika koşu bandı(eğimli ve sprint kadar hızlı)
  3. Vücut ağırlığı rutini (Türk kalkışı egzersizi gibi, failure olana dek)
  4. Bir dakika koşu bandı (eğimsiz orta hızda)
  5. Vücut ağırlığı rutini (şınav gibi, failure olana kadar)
  6. Bir dakika koşu bandı (eğimsiz, orta hızda)
  7. Vücut ağırlığı rutini (MMA drill ya da Türk kalkışı gibi egzersizler)

Pettis’den Tüyolar #1

Yarışmaya hazırlanıyorsanız, antrenmanınız yarışma süresi kadar uzun olmalı. Pettis, “Ben eğer 25 dakikalık bir dövüşe hazırlanıyorsam, aynı yoğunlukta ve sürede antrenman yaparım” diyor.

Pettis’den Tüyolar #2

Dövüşçünün hazırlık antrenmanları, tekniğe yoğunlaşmalı. “Yalnızca kardiyo yapıp dövüşe hazırlanamazsınız. Temel yakalama, güreş ve vuruş tekniklerinin hepsini çalışmalısınız.”

Kaynak: M&F 2016, Şubat

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*